Leyla: Ben sizi değil kimliğini aldım şahsı burya istedim.
Ersoy Ulubey: Ben Ersoy Ulubey. Benim emrimde çalışıyordu o kimliğini aldığınız şahıs.
Leyla: Aslında sizin gelmeniz daha iyi oldu. Oturun. İstihbaratcısınız diye bu ülkede her istediğinizi mi yapıcağınızı zannediyorsunuz ? Siz kimsiniz insanların evini basıyorsunuz ? Bizden izin almadan insanlarla ilgili takibat yapıyorsunuz ?
Ersoy Ulubey: Ben sizinle konuşmaya geldim. Azar duymaya gelmedim. Üslubunuza dikkat edin. Bir kadın olarak böyle konuşuyorsunuz. Hiç bir erkek benimle böyle konuşamaz !
Leyla: Ne kadını kardeşim karşında bir amirin var senin !
Ersoy Ulubey: Benim amirim mamirim değilsin. Derdini dinlemeye geldim. Konuş gidicem.
Leyla: Hadi ya ? Altına araba da veriyim mi giderken ? Ben istersem gidersin. Ben istemezsem hiçbir yere gidemezsin !
Ersoy Ulubey: Özür dilerim savcı hanım. Buyrun dinliyorum.
Leyla: Adamların nerdeler ?
Ersoy Ulubey: Öldürüldüler.
Leyla: O ne demek ?
Ersoy Ulubey: İnfaz edilidiler.
Leyla: Bize intikal eden herhangi bir şey yok.
Ersoy Ulubey: Demekki her şeyi bilmiyormuşsunuz. Her şey adliyeye intikal etmiyormuş.
Leyla: Kim öldürdü ?
Ersoy Ulubey: Polat Alemdar.
Leyla: Hıh. Aklınca benimle oyun mu oynuyorsun ?
Ersoy Ulubey: Ben oyun oynamayı 7 yaşında bıraktım. Soru sordun cevabını aldın. Başka sorucağın bir şey var mı ?
Leyla: Kim söyledi Polat Alemdar'ın öldürdüğünü ?
Ersoy Ulubey: Kendi söyledi.
Leyla: Yalan söylüyorsun. Yalan söylemenin bedelini sana ödetirim !
Ersoy Ulubey: Keyfin bilir. Ben diyeceğimi dedim. İkide bir kurumu aratıp durma. Senin emrindeki kollu kuvvetlerine benzemeyiz.
Leyla: Otur yerine ! Otur dedim ! Polat Alemdar gelicek. Onun yanında da aynı şeyleri söylüyceksin.
Ersoy Ulubey: O zaman otururum
(Leyla telefon açar Polat'a)
Polat Alemdar: Söyle tomik.
Leyla: Polat acil adliyeye gelir misin ?
Polat Alemdar: Bişey mi oldu ?
Leyla: Acil gelmen lazım. Önemli. Telefonda konuşamam.
Polat Alemdar: Bir yere uğramam lazım. Sonra gelsem.
Leyla: Şimdi. Lütfen.
Polat Alemdar: Peki peki tamam.
Leyla: Beyefendi seninle ilgili bişeyler söyledi
Polat Alemdar: Ne o koştur koştur buraya gelip ihbarda mı bulundun Ersoy ?
Ersoy Ulubey: Savcı hanım adamlarıma ne olduğunu sordu ben de senin bana söylediğini söyledim. Yoksa senden şikayetci değilim.
Leyla: Sen bu adamları öldürdün mü ?
Polat Alemdar: Bana bunu arkadaşım olarak mı soruyorsun ? Savcı olarak mı soruyorsun ?
Leyla: Tabiki savcı olarak soruyorum.
Polat Alemdar: Ben kimseye bir şey yapmadım.
Ersoy Ulubey: Bana hava atıyordun şöyle öldürdüm böyle öldürdüm diye he ?
Polat Alemdar: Ben öldürdüğüm adamlarla havaya girmem ki atıyım.
Leyla: Polat öldürdün mü öldürmedin mi ?
Polat Alemdar: Cevabını aldın sanırım savcı hanım.
Ersoy Ulubey: Ben seni yalan söylemez biri zannederdim. Yanılmışım. Ama anlıyorum. Kadınlar senin kimyanı bozuyor. Bak benim bozmuyor.
Polat Alemdar: Senin kimyan bozuk zaten. Ama ben düzelticem merak etme.
Ersoy Ulubey: Bak savcı hanım tehtid ediyor. Ama ben şikayetci değilim. Çünkü yapamaz. Ama ben yaptıklarımı yapacaklarımı söylerim. Bunun iki adamı var. Biri Abdülhey biri Memati ikisini de ben öldürücem. Haberin olsun.
Polat Alemdar: Ben burdayım ben. Seni görüyüm. Adamlarıma gitme sen ben.
Ersoy Ulubey: Ben de çok isterdim seni öldürmeyi. Ama gidip adamlarımı öldürdün. Raconu sen koydun. Ben uyarım.
Leyla: Siz çıldırdınız mı benim yanımda birbirinizi tehtid edip duruyorsunuz ?
Ersoy Ulubey: Ne yapıcan ? Tutukluycan mı ?
(Ersoy gider)
Leyla: Bunun adamlarını öldürdün mü ?
Polat Alemdar: Arkadaşım olarak mı soruyorsun savcı olarak mı ?
Leyla: Arkadaşın olarak.
Polat Alemdar: Benim bana inanmıyan bir arkadaşım yok.
Ersoy Ulubey: Nerde bizimkiler ?
Ersoy Ulubey'in adamı: Memati Baş'ın oğlunu sünnet ettirdiler.
Ersoy Ulubey: Bizi çağırmamışlar mı ? Ayıp ayıp. Bunlar hiç mi devlet terbiyesi almamışlar ? Ama büyüklük biz de kalsın. Gidelim çocuğa bir altın takalım !
Ersoy Ulubey: Delikanlı Polat Alemdar yok mu ?
Erhan: Yok. Kim soruyor.
Ersoy Ulubey: Ersoy Ulubey. Senin adın Erhan mıydı ?
Erhan: Siz beni tanıyorsunuz ama ben sizi tanımıyorum.
Ersoy Ulubey: İskender'e ateş ettiğin elini müsaade et sıkıyım.
Erhan: Büyütücek bir şey yok. Yaptık bir iş ama yarım bıraktık. Allah'tan Polat abim tamamladı da ...
Ersoy Ulubey: Abilerin ne zaman gelirler ?
Erhan: Hayırdır ? Acele bir işiniz mi var ? Arıyım.
Ersoy Ulubey: Sana zahmet ara Erhancım.
Erhan: Tuncay beyle alakalı mı geldiniz ?
Ersoy Ulubey: Hepinizle alakalı geldim.
Erhan: Şöyle buyrun.
(Erhan Polat'ı arar)
Polat Alemdar: Söyle Erhan.
Erhan: Abi biri geldi. Galiba Tuncay beyin yerini biliyor.
Polat Alemdar: Kimmiş ?
Erhan: Ersoy Ulubeymiş ismi. Çok kibar bir beyefendi.
Polat Alemdar: Ersoy Ulubey kim di Abdülhey ?
Abdülhey: Ersoy Ulubey'le bizim ne işimiz olur abi. Erhan yanlış duymuştur ismi.
Polat Alemdar: Erhan iyice duydun mu adını ?
Erhan: Evet abi.
Abdülhey: Git bir daha sor Erhan.
Erhan: Abdül ben senin gibi hafıza problemi yaşayan bir adam değilim.
Abdülhey: Git sor dediysem sor.
Memati: Ne abartıyorsun beklesin. Kimse kim. Gittiğimiz de görürüz.
Abdülhey: Abi sen Ersoy Ulubey kim biliyor musun ?
Memati: Şarkıcı mı ? Sizin oralarda meşhur du da çocukken hayran mıydın ?
Erhan: Afedersiniz efendim isminizi yanlış söylememek için bir daha alabilir miyim ?
Ersoy Ulubey: Ersoy Ulubey. Abdülhey beni iyi bilir.
Erhan: Onun kafası bu ara biraz problemli. Eskiden olsa hemen hatırlardı. Duydun mu Abdülhey ?
Abdülhey: Duydum duydum.
Polat Alemdar: Sen misafir et Erhan. Biz işimizi bitirip gelicez.
Erhan: Tamam abicim. (Ersoy'a dönüp) Çay kahve ?
Ersoy Ulubey: Bi kahvenizi içiyim.
Polat Alemdar: İstihbaratcıların ağası mı bu ?
Abdülhey: İstihbaratcıların, itirafcıların, örgütcülerin, deynekcilerin, kaçakcıların hepsinin babası.
Memati: Adamları için mi gelmiş ?
Abdülhey: E herhalde abi.
Memati:Ona da bi çukur açarız Abdülhey. Ne dert ediyosun ? Fidan dikme mevsimi bu mevsim miydi usta ?
Abdülhey: Ulubey fidan değil, sarmaşık. Kolu nerde başlar nerde biter bilemezsin
Memati: Hastayım senin şu abartmalarına. Abart abart. İskender'den de büyük de
Abdülhey: Büyük mü küçük mü bilmem. Ama İskender'in yine de bi ahlakı vardı. Ulubey'in yok.
Polat Alemdar: Ahlakı olan ! it mi karımı çocuğumu öldürür !
20 Temmuz 2013 Cumartesi
Replik 2
Zaza: Selamun Aleyküm.
Ersoy Ulubey: Buyur Şeref bey.
Zaza: Evet. Duydum ki benim yüzümden sıkıntı çıkmış. Bilmem biliyi misiniz ben sıkıntı sevmiyim. Madem ihtiyacınız varmış benim yüzümden dostlarımın başı ağrısın istemiyim. Aha getirdim. Eee 25 demişsin ama çantaların teki 10'ar milyon alıyo. O yüzden 20
Ersoy Ulubey: Nasılsa seninle iş yapar kalan 5'i de alırız
Zaza: İnşallah inşallah.
Ersoy Ulubey: Bunları(paraları) arkaşların mı yolladı, arkadaşlarının başı ağrıyor diye mi getirdin ?
Zaza: Benim dostlarım kimseye paye vermediği gibi para hiç vermez. Ben hele hiç vermem. Ama insanın kendi yanlışı yüzünden dostlarının zarar görmesi hoş bişey değil. Amm mesela sana da bişey olsa benim yanlışım yüzümden sana bişey olması hiç hoş değil. Netice de ticaret bu değil mi ?
Ersoy Ulubey: Doğru düşünmüşsün Şeref bey. 3 kuruş yüzünden insanların ölmesi yanlış. Seni listeden listeden sildim.
Zaza: Ne listesi ki miş bu
Ersoy Ulubey: Azrail bana bi liste verdi. Ulubey gönlünce burdakileri bana yolla dedi. Ben de sırasıyla aklıma geleni yazdım
Zaza: Cevheeer.
Cevher: Buyur dayı.
Ersoy Ulubey: Çantaları al gidiyik. Ben arkadaşlarımı çok seviyom ya o listeden silinirsem olmaz. Sen en iyisi mi beni o listeni böle tam başına yaz. Azraile de çok selamlarımı söyle beni iyi tanır. Ama Şeref diye söyleme Zaza diye söyle ki tam sana kim olduğumu söylesin
Ersoy Ulubey: Hoşgeldin İzzet ağa
İzzet ağa: Hoşbulduk.
Ersoy Ulubey: Nasılsın ? İyi misin?
İzzet ağa: İyi çok şükür.
Ersoy Ulubey: Niye iyi olduğunu anlıyamadım.
İzzet ağa: Adettendir. Sağlığımız yerinde.
Ersoy Ulubey: Sağlığın şimdilik yerinde.
İzzet ağa: Noldu ki Ersoy bey ?
Ersoy Ulubey: İzzet ağa bizim çocukların matbaasını bastırmışsın ?
İzzet ağa: Ben öyle küçük şeyler yapmam.
Ersoy Ulubey: Yapmamışsın. Yaptırmışsın zaten
İzzet ağa: Bunca yıl yaptırmamışım da şimdi niye yaptırmışım ?
Ersoy Ulubey: Çünkü başka adamlarla ortak olmuşsun.
İzzet ağa: Benim ortağım 1 tane. Zaza'yı diyosanız o benim ortağım değil.
Ersoy Ulubey: O daha kötü. Senin ayakcın gelicek benim mekanımı basıcak ? Sen beni hiç mi tanımadın İzzet ağa ?
İzzet ağa: Ben sizi çok iyi tanıyorum. Ama siz beni unuttunuz belliki. Benimle sizin konuşacak hiç bi işiniz yok. İlle iş konuşucaksanız ortağımla konuşun. Onu zaten iyi tanıyosunuz
Ersoy Ulubey: Şahmeran Zaza'yla beraber iş yaptığını biliyor mu ?
İzzet ağa: Siz Şahmeran'la aramdaki hukukuda iyi anlıyamamışsınız. Ticaret için Şahmeran'la iş yapıyosam polisle de yaparım askerle de yaparım gümrükcüyle de yaparım bekciyle de yaparım. Ama kimsenin emriyle iş yapmam.
Ersoy Ulubey: Artık bundan sonra yapıcaksın. Yoksa sana 1 dal sigara sattırmam.
İzzet ağa: Hıh. Bu da benim meselem değil. Bunu bana değil Şahmeran'a söylüyceksin.
Ersoy Ulubey: Ara Şahmeran'ı bana ver.
İzzet ağa: Yine yanlış anladın. Ben senin postan değilim. Emrindekilere söyle onlar arasınlar
Müsadenle
Terörist: Başkanım "G3" kod adlı şahıs sizinle telefonla görüşmek istiyor
Şahmaran: Hayırdır ? Yine TC sınırötesi harekat mı yapıcak ki beni aradın ?
Ersoy Ulubey: TC'yi bilmem ben yapıcam.
Şahmaran: Buyur gel bekleriz. Bi acı kahvemizi içersin
Ersoy Ulubey: Ben hala Türk kahvesi içiyorum. Senin mekanında Yakop'ların kahvesinden başka yoktur
Şahmaran: Hahahaha. Var var her çeşit kahve var. Amerikan süt tozu bile var. Özlemişsen ikram edeyim.
Ersoy Ulubey: Şahmeran biz seninle sigara işinde nasıl anlaştık ?
Şahmaran: Lafı dolandırma bi sıkıntı mı var ?
Ersoy Ulubey: Senin İzzet gitmiş olmadık adamlarla ortak olmuş.
Şahmaran: Banane. Benim yolladığım malın parasını bana ödüyor.
Ersoy Ulubey: Benim paramı sana gönderiyor.
Şahmaran: İzzet tilkinin önde gideni ben paramı zor kurtarıyorum bide seninkiyle uğraşamam
Ersoy Ulubey: Polat Alemdar'la ortak olmuş.
Şahmaran: Ne güzel ajandır. Her zaman bi zaafı vardır. İzzet'de zaafını kullanmıştır.
Ersoy Ulubey: Şahmeran, haberin olsun İzzet bana yanlış yapmış. Defterden siliyorum
Şahmaran: İzzet'in sümüğünü bile silemezsin. O zabit kalemi gibidir. Bir defa yazdımmı silemezsin. Ceza keseceksen kes. Karışmam. Ama benim işime bi zarar verme !
Ersoy Ulubey: Buyur Şeref bey.
Zaza: Evet. Duydum ki benim yüzümden sıkıntı çıkmış. Bilmem biliyi misiniz ben sıkıntı sevmiyim. Madem ihtiyacınız varmış benim yüzümden dostlarımın başı ağrısın istemiyim. Aha getirdim. Eee 25 demişsin ama çantaların teki 10'ar milyon alıyo. O yüzden 20
Ersoy Ulubey: Nasılsa seninle iş yapar kalan 5'i de alırız
Zaza: İnşallah inşallah.
Ersoy Ulubey: Bunları(paraları) arkaşların mı yolladı, arkadaşlarının başı ağrıyor diye mi getirdin ?
Zaza: Benim dostlarım kimseye paye vermediği gibi para hiç vermez. Ben hele hiç vermem. Ama insanın kendi yanlışı yüzünden dostlarının zarar görmesi hoş bişey değil. Amm mesela sana da bişey olsa benim yanlışım yüzümden sana bişey olması hiç hoş değil. Netice de ticaret bu değil mi ?
Ersoy Ulubey: Doğru düşünmüşsün Şeref bey. 3 kuruş yüzünden insanların ölmesi yanlış. Seni listeden listeden sildim.
Zaza: Ne listesi ki miş bu
Ersoy Ulubey: Azrail bana bi liste verdi. Ulubey gönlünce burdakileri bana yolla dedi. Ben de sırasıyla aklıma geleni yazdım
Zaza: Cevheeer.
Cevher: Buyur dayı.
Ersoy Ulubey: Çantaları al gidiyik. Ben arkadaşlarımı çok seviyom ya o listeden silinirsem olmaz. Sen en iyisi mi beni o listeni böle tam başına yaz. Azraile de çok selamlarımı söyle beni iyi tanır. Ama Şeref diye söyleme Zaza diye söyle ki tam sana kim olduğumu söylesin
Ersoy Ulubey: Hoşgeldin İzzet ağa
İzzet ağa: Hoşbulduk.
Ersoy Ulubey: Nasılsın ? İyi misin?
İzzet ağa: İyi çok şükür.
Ersoy Ulubey: Niye iyi olduğunu anlıyamadım.
İzzet ağa: Adettendir. Sağlığımız yerinde.
Ersoy Ulubey: Sağlığın şimdilik yerinde.
İzzet ağa: Noldu ki Ersoy bey ?
Ersoy Ulubey: İzzet ağa bizim çocukların matbaasını bastırmışsın ?
İzzet ağa: Ben öyle küçük şeyler yapmam.
Ersoy Ulubey: Yapmamışsın. Yaptırmışsın zaten
İzzet ağa: Bunca yıl yaptırmamışım da şimdi niye yaptırmışım ?
Ersoy Ulubey: Çünkü başka adamlarla ortak olmuşsun.
İzzet ağa: Benim ortağım 1 tane. Zaza'yı diyosanız o benim ortağım değil.
Ersoy Ulubey: O daha kötü. Senin ayakcın gelicek benim mekanımı basıcak ? Sen beni hiç mi tanımadın İzzet ağa ?
İzzet ağa: Ben sizi çok iyi tanıyorum. Ama siz beni unuttunuz belliki. Benimle sizin konuşacak hiç bi işiniz yok. İlle iş konuşucaksanız ortağımla konuşun. Onu zaten iyi tanıyosunuz
Ersoy Ulubey: Şahmeran Zaza'yla beraber iş yaptığını biliyor mu ?
İzzet ağa: Siz Şahmeran'la aramdaki hukukuda iyi anlıyamamışsınız. Ticaret için Şahmeran'la iş yapıyosam polisle de yaparım askerle de yaparım gümrükcüyle de yaparım bekciyle de yaparım. Ama kimsenin emriyle iş yapmam.
Ersoy Ulubey: Artık bundan sonra yapıcaksın. Yoksa sana 1 dal sigara sattırmam.
İzzet ağa: Hıh. Bu da benim meselem değil. Bunu bana değil Şahmeran'a söylüyceksin.
Ersoy Ulubey: Ara Şahmeran'ı bana ver.
İzzet ağa: Yine yanlış anladın. Ben senin postan değilim. Emrindekilere söyle onlar arasınlar
Müsadenle
Terörist: Başkanım "G3" kod adlı şahıs sizinle telefonla görüşmek istiyor
Şahmaran: Hayırdır ? Yine TC sınırötesi harekat mı yapıcak ki beni aradın ?
Ersoy Ulubey: TC'yi bilmem ben yapıcam.
Şahmaran: Buyur gel bekleriz. Bi acı kahvemizi içersin
Ersoy Ulubey: Ben hala Türk kahvesi içiyorum. Senin mekanında Yakop'ların kahvesinden başka yoktur
Şahmaran: Hahahaha. Var var her çeşit kahve var. Amerikan süt tozu bile var. Özlemişsen ikram edeyim.
Ersoy Ulubey: Şahmeran biz seninle sigara işinde nasıl anlaştık ?
Şahmaran: Lafı dolandırma bi sıkıntı mı var ?
Ersoy Ulubey: Senin İzzet gitmiş olmadık adamlarla ortak olmuş.
Şahmaran: Banane. Benim yolladığım malın parasını bana ödüyor.
Ersoy Ulubey: Benim paramı sana gönderiyor.
Şahmaran: İzzet tilkinin önde gideni ben paramı zor kurtarıyorum bide seninkiyle uğraşamam
Ersoy Ulubey: Polat Alemdar'la ortak olmuş.
Şahmaran: Ne güzel ajandır. Her zaman bi zaafı vardır. İzzet'de zaafını kullanmıştır.
Ersoy Ulubey: Şahmeran, haberin olsun İzzet bana yanlış yapmış. Defterden siliyorum
Şahmaran: İzzet'in sümüğünü bile silemezsin. O zabit kalemi gibidir. Bir defa yazdımmı silemezsin. Ceza keseceksen kes. Karışmam. Ama benim işime bi zarar verme !
Replikler 1
Doğu bey: Gün doğdu Ay battı kurt burda. Çakalların nerde aslanım
Mitat: Doğu bey, sorgulanması kırılma noktası oldu. Pala'nın dirisini size teslim etmem artık imkansız. Ancak ölüsünü
Doğu bey: Benden alıp o çakalı cezaevlerinde eşkiyalık yapmaya mı yolladın Mito ?
Mitat: Konunun bizimle alakası yok. Artık Pala sistemden çıktı. Bizimle çalışmıyor
Doğu bey: Halil İbrahim Kapar'ı kim kaçırdı içerden ?
Mitat: Pala almaya çalışmış ama güya elinden kaçırmış. Muhtemelen kendini aklamak için helikopteri 2. planı yapmış
Doğu bey: Mito ben marko değilim git başka paşa ya anlat. Öldürüp leşimi önüme atıcaksın ben de o leşi iyicem ? Akbaba mıyım ulan ben ?
Mitat: Estağfurullaf efendim ancak şuan için Pala'nın yok edilmesi devletin menfaatine
Doğu bey: Devlet menfaati bozuk paraya mı kaldı ? Kendine yer beğen. Bu kurumda artık yerin yok !
Doğu bey: Her şeyden haberim var Mitat kim miş o resimdeki ?
Mitat: Efendim bırakın artık işimizi yapalım
Doğu bey: Yap aslanım. Sana işinden geri dur diyen mi var ? Resimdeki kim bana cevap ver
Mitat: Kurumumuz yeniden yapılandı efendim. Bu yapılanmada sizin yeriniz yok. Size ihtiyaç da yok. Şimdi müsade ederseniz çalışıcam.
Doğu bey: Bu odadaki bütün bayrakların bana ihtiyacı var ! Senin mi yok Mitat ! Senin gibileri tarih yazmaz, devlette unutmaz Mitat ! Seni koltuğunda oturan 18 adam gördüm ben. Ama senin gibileri analar çaputa sarmadı Mitat !!
Laz Ziya: Hasmın kapına gelecek kadar cesursa sen de karşısına çıkacak kadar cesur ol.
Süleyman Çakır: Bizim rüzgarımız bi essin de sonra fırtına mı çıkıyo tufan mı çıkıyo bakarız...
Polat Alemdar: Çok sabretmeseydik çok şükür diyecektik
Süleyman Çakır: Hayırdır olum ben ne zaman adam öldürmeye kalksam sen siyasete başlıyorsun lan
Memati: Yok be abi. Gelin ata binmiş ya nasip demiş
Süleyman Çakır: Can Polat beni burdan çıkarmazlar. Çıkarsalar da sağ çıkarmazlar.
Polat Alemdar: Onlar sana burayı zindan ederse bende onlara dünyayı zindan ederim
Süleyman Çakır: Bu iş çok büyüdü can Polat her şeyi üstüme yıkacaklar. Tabi benim konuşmuyacagımı da biliyolar. Yine de yarın bi umut. Sonuçta 32 kişinin katili ben değilim da
Polat Alemdar: Sen müsteli ol hiç kimsenin kanı yerde kalmaz
Süleyman Çakır: EvelAllah. O şişkonun leşine tükürmek olmasa dışarı çıkmaya niyetim yok ya.. can evimden beni vurdu can Polat
Polat Alemdar: Sen can evini tamir et. Dışarda can dostların seni bekliyo..
Biz ne zaman başkanla görüşücez ?
Başkanla ? Yakında
Görevle ilgili malumatınız var mı
Görevle ilgili malumatımız... var tabi. 1-Soru sormuycaksınız
2-sorulan sorulana cevap vericeksiniz
3-Ne denirseyapıcaksınız
Sen her söyleneni yaptın mı ? hiç itiraz ettiğin olmadı mı
Kara: Rahat arkadaşlar rahat edin rahat edin. Aman rahatınızı bozmayın. Hele böyle içeri bi büyüğünüz girmişse hiç bozmayın.
(Yüzükleri görünce) Şşş sen bi şu elini bi uzat bakalım. Sizler de bi uzatın bakıyım. Uzat.
Siz hangi akademiden hangi dönem mezunusunuz böyle yüzükler felan. Haa ?
Gülmenizi anladık. Biz çok akademi mezunu gördk öyle kurşun atılınca kacıcak delik arayan.(Şamil'e dönüp) Senin o kulağında ki ne ?
Şamil: Küpe
Kara: Oğlum sen kendi kulağını deliceğine düşmanlarının kulağında delik açsana
Şamil: Ben çok delik açtım. Bu küpe de onun hediyesi. Yediğim kurşunu erittim kulağıma küpe yaptım ki dostumu düşmanımı ayırt ediyim.
Kara: Haaa. İyii.. Hadi bakalım..
Abdülhey: Niye duruyolar ?
Polat: Birbirlerini kesiyolar
Abdülhey: 11 Hepsi gelmiş. (KGT ekibi ilk toplandığı an)
Polat: 11 i tutturduk takım mı kursak
Çakır: Noluyo lan herkes sırasını savar gibi vuruluyo. Kim yapmış bi imza var mı ?
Memati: Hiç bişey yok abi
Çakır: Olmaz tabi memlekette delikanlı mı kaldı ki ben sıktırdım diyecek
Memati: Abi deve Tuncay kime yanlış yapmış ki bu işi yaptılar. Tam otomatikle taramışlar. Belli ki alıcak verecek davası değil
Çakır: İhale işi. Ama belli ki öldürmemek üzere sıkmışlar. O kadar mermi yaktıktan sonra gider 2 tane de kafasına sıkarlardı.
Memati: İyi de abi kim ihale etti
Çakır: Ne lan arkandan gizli iş çeviriyomuşum gibi sorular sorup duruyosun. Ben ne biliyim kim ihale etti
Süleyman Çakır: Laz Ziya'nın kafasından geçeni anlamak için Laz olmak da yetmiyo Memati
Seyfo dayı: Dün yine hadise mi oldu yiğenim ?
Polat Alemdar: Ne hadisesi dayı ?
Seyfo dayı: Ne biliyim gecenin bi yarısı ortadan kayboldun da
Polat Alemdar: Adım çıkmış dokuza inmez sekize. Her kaybolduğumda adam mı öldürüyorum dayı ? Çapkınlığa gitmiş olamaz mıyım ?
Seyfo dayı: Haa bak işte o'na karışmam
Polat Alemdar: Yok onu da hadiseden sayıyosan muhakkak haber veriyim birlikte gidelim
Seyfo dayı: Aman aman Allah uzak etsin
Polat Alemdar: Geçen kumarhane de kadının biri seni sordu
Seyfo dayı: Kimmiş ne diyo ?
Polat Alemdar: Çok beğenmiş. Kartını verdi belki ararsın diye
Seyfo dayı: Bide aldın mı yoksa kartı
Polat Alemdar: E almıyacak mıyım dayı ? Aldım tabi. Öbür ceketimde kalmış. Neyse ben eve gidince kadını arar numaranı veririm
Seyfo dayı: Hele öyle bişey yap gidecek yerin yok bu İstanbul'da yiğenim
Polat Alemdar: Valla gidecek yerim var dayı ev tuttum. Ama sen dersen ki benim kadınla gidecek yerim yok. Ağırlamaktan onur duyarım
Seyfo dayı: Densiz. Ne kadarda emmine benziyorsun. Adam çatlatmakta üstünüze yok. Şaka olduğunu bile bile şiştim. Hele ordan bi maden suyu getir bana oğlum
Polat Alemdar: Dayı nereye kadar bu bekarlık ?
Seyfo dayı: Sanane yeğenim. Sen kendi işine bak
Polat Alemdar: İyi. Ben gidiyorum.
Seyfo dayı: Nereye ?
Polat Alemdar: Kumarhaneye. Hadi sen de gel. Hem belki seninki de gelebilir bu gece
Seyfo dayı: Uğurlar ola uğurlar ola
Polat Alemdar: Hadi eyvallah
Kara: Bak adam ağaca napmış bak(Baki'ye söylüyor)
Semih: Ne o Kara yine çiceğin böceğin peşine mi düştün
Kara: Napalım Semih insandan bi fayda görmedik, ağaçtan çicekten fayda gördük. Bak ciğerlerim düzeldi.
Semih: İyi. Sen bize sağlam lazımsın
Kara: Haydaa gene başladık bugün kimi görsem bana lazımsın diyo. İngiliz anahtarı mıyım lan ben ?
Semih: Bi nevi öyle. Açamıyacağın somun yok.
Kara: Siz kimsiniz Semih ? Senle bu arkandaki tıfıllar değil herhalde
Semih: Abi benim açıklama yetkim yok. Memleket için çok kritik bi operasyon yapılıcak senin yapmanı istiyorlar.
Kara: 30 senedir aynı cümlelerle geliyolar karşıma. Söyle onlara yeni bişey bulsunlar.
Semih: Abi operasyonu duyunca hak vericeksin.
Kara: E anlat o zaman
Semih: Abi sen %100 evet demeden bişey anlatamam.
Kara: Bu yaşlıların işi mi ?
Semih: Abi ben öyle bişey söylemedim. Ama tevellütleri biraz eski diyelim ortada uzlaşalım.
Kara: Bu görev kimden çıktıysa beni onunla görüştürüceksin.
Semih: Abi mümkün değil.
Kara: O zaman ben yokum. Söyle onlara beni istiyolarsa görüşecekler.
Polat Alemdar: Bizim bi tek amacımız var, "son nefesimizi vatan için vermek." Sözümüz söz..
Nesrin: Babam işleri yürütemiyo bende onun elinden almaya karar verdim
Polat: 1 saat önce babanla beraberdim. Gayet sağlıklıydı hatta ikinizden bile sağlıklıydı. İşleri devreder gibi bi hali yoktu
Nesrin: Öğrenmemiş demekki
Polat: Neyi
Nesrin: Dava açtığımı
Polat: Dava mı açtın ?
Nesrin: Evet. Can güvenliğimi sağlamak ve çocuklarımın hakkını korumak için dava açtım.
Polat: Hangi gerizekalı Laz Ziya'nın bunadığını söylüyüycek ? Böyle bi avukat var mı ?
Memati: Elif eylül.
Polat: Eren bin arabaya.
Hikmet: Hayırdır ?
Polat: Erenle işim var
Hikmet: Selam sabah yok mu ?
Polat: Acelem var
Hikmet: Bişeye mi canın sıkıldı ?
Polat: Dostlar sağolsun. niye canım sıkılıcak
Hikmet: Naptım ben sana ?
Polat: Sen bişey yapmadın. Yapana da engel olmadın.
Hikmet: Eren'le ne alakası var ?
Polat: O engel olucak. Hadi eyvallah.
Hikmet: Sana emanet.
Polat: Yok birader Allah'a emanet.
Yayınlar hakkında
Arkadaşlar repliklerin hepsini 1 yerde toplamak yerine ayrı ayrı paylaşmayı düşünüyorum. Çünkü hepsi aynı yerde olunca okuması sıkıcı olur diye düşündüm. Yayınlarımız başlıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)